Hafıza Serumu: Da Vinci'nin Şifresi

Da Vinci'nin Şifresi
(The Da Vinci Code, Dan Brown, 2003)

 Bu çooook uzun ve çetrefilli kitabın ayrıntılı özetini yazmayacağım. Genel olarak bir şifrecinin (kesinlikle doğru kelime bu değil) ve bir başka şifrecinin dedesinin (o da şifreci) ölmeden önce bıraktığı şifreyi çözmek için verdiği çabayı anlatıyor. Bir ters köşeler, bir şaşırtmacalar, aman aman heyecandan öldük. Şifrecilerin yardım için gittiği adamın uşağı yalancı çıktı, sonra kendisi yalancı çıktı, sonra bunların peşlerine düşen polis bunları hiç tutuklamadı hatta özür diledi, neler neler. Eh, milyonlar satmayı haketmiş.

 Hikaye güzel, tamam. Ama daha güzel olan verdiği bilgilerdi, kanımca. Da Vinci ve tabloları hakkında, başka bilim insanları ve ressamlar hakkında uçuk kaçık bilgiler komplo teorileri gibiydi. Belki de öyledir, bilemeyiz. Kitabı sanat tarihçileri bir güzel ayıplamış ama kitabın anlattığı da bu zaten. Hristiyanlıkla ilgili yüzyıllardır gizli tutulan bilgilerin gün ışığına çıkmasını istemeyen, bunun için seferberlik eden gruplar, kiliseler; özellikle de papa. 

 Bu pek bi gizli bilgi ise Magdalalı (ya da Mecdelli) Meryem. Anlatılana göre kendisi İsa’nın eşi. Soylu bir aileden geliyor ve İsa’yla evleniyor ya da bir ilişki yaşıyor. İsa da soylu olduğu için bu ilişkiye herkes karşı çıkıyor. Hatta bu soydan gelenlerin Fransa’nın temelini oluşturduğunu anlatıyor kitap. Bu kadının tek özelliği İsa’nın eşi ve soylu olması da değilmiş, kendisine “fahişe” deniyor, ama inanılmaz zeki bir kadın. İsa ölünce, söylenene göre, kiliseyi ve Hristiyanlığı o devralıyor gibi bir şey. 

 “Son Akşam Yemeği” resminde İsa’nın bize göre sol tarafında kalan kişinin o olduğu söyleniyor. İsa’yla olan tam zıtlığı (mesela kıyafetlerinin zıtlığı), feminen duruşu ve hatları aslında bu bilginin doğru olabileceğini düşündürüyor. Zıtlığın kanıtlar nitelikte olmasının sebebi ise yin ve yang’dir. Eğer İsa tanrı ise, tamamlayıcılığı temsil etmek zorundadır, ve tek başına İsa yin-yang oluşturamaz. Bence mantıklı.

 Yani, kitabı çok uzun süre bitiremesem de okuması çok zevkliydi. Bol bol sanat, sanat tarihi, Hıristiyanlık Tarihi ve sembollerle dolu olmasının yanı sıra güzel bir olay ve olay örgüsüne sahipti. Bence okumaya değerdi.

Comments

Popular Posts