Hafıza Serumu: Franny ve Zooey

Franny ve Zooey
(Franny and Zooey, J. D. Salinger, 1961)

  Franny ve Zooey adında iki kardeşi  iki farklı bölümde anlatan bu kitap, insanın kendine ve diğer insanlara yabancılaşmasını eleştirir ve aynı zamanda sebeplerini sunar. Kitabın dili basit, betimlemeleri yerli yerinde ve karakterleri de aslında pek olağanüstü olmayan kişilerdir. Böylelikle her insan okuyup kendini bulabilir. Şahsen ben, Franny’i çok iyi anlayabiliyorum, yaptığı şeyler ne kadar absürt olsa da hak verebiliyorum. Zooey’nin söylediklerini ayıplayacak pek çok insan bilsem de, durup düşünüldüğünde aslında gencin dediklerinde yanlış bir şeyin olmadığını fark edeceklerini de biliyorum.

 Gelelim kitabın ne anlattığına; Franny üniversitede edebiyat okuyan, aynı zamanda tiyatro ile ilgilenen genç bir kızdır. Haftasonu sevgilisi Lane ile birlikte futbol maçı izlemek için trenle gelmiştir. Onu karşılayan sevgilisine trendeki kızların nasıl tipik üniversitelerin tipik kızları olduklarını anlatır. Lane’nin dikkatini sevgilisinin elindeki kitap çeker fakat Franny konuyu savuşturur. Bir restorana otururlar ve konuşmaya başlarlar. Franny Lane’in dediği her şeyden nem kapar, öğretmenlerinin edebi yetersizliğinden tut tiyatrocuların egosuna kadar her şeyi eleştirir. Kopuk bir iletişim söz konusudur ve iki taraf da bundan rahatsızdır. Franny tuvalete gider, orada bir süre cenin pozisyonunda ağlar ve geri döner. Döndüğünde Lane tekrar kitabı hakkında soru sorar. “Hac Yolunda” adlı belli başlı sözlerin sürekli tekrar edilmesi gerektiğini öğütleyen dini kitap Lane’in pek de ilgisini çekmez. Daha çok daralan Franny tekrar tuvalete gitmek ister ve giderken bayılır. Uyandığında maçı kaçırdıkları için üzgün olduğunu söyler, Lane ise sorun olmadığını söyler.

 Zooey kısmı ise çok daha ilginçtir; Zooey banyoda kardeşi Buddy’den gelen mektubu okuyordur. Genel olarak onları bi ucube gibi yetiştirdiklerini ve bu yüzden üzgün olduğunu, ancak Zooey’in çok fazla potansiyeli olduğunu ve bilgiden çok bilgisizliğe yönelmeleri gerektiğini öğütler. Mektubu bitiren Zooey, bir senaryoyu ezberlemeye çalışır. O sırada banyoya gelen anne Bessie, car car konuşarak Zooey’in başının etini yer. Defalarca gitmesini istemesine rağmen Bessie gitmez. Daha sonra Zooey tıraş olmaya başlar, Bessie kısa bir süreliğine çıkıp geri gelir ve oğlunu rahatsız etmeye devam eder. Franny hakkında yakınan Bessie, sürekli oğlunun onunla konuşması gerektiğini söyler. Banyodan çıktıktan sonra Zooey, salondaki Franny’nin yanına gider ve ona yetiştirilme şeklinden, okuduğu kitaptan ve genel olarak Franny’nin ruh halini anlatan uzun bir konuşma yapar. Konuşma  boyunca Franny ağlar, daha sonra odasına gider. Zooey Buddy’nin odasına gidip onun telefonundan Franny’i arar ve Buddy taklidi yaparak onunla konuşur. Kitabıyla hiçbir sorunu olmadığını fakat Franny’nin kendini sadece kandırdığını ve bundan rahatsız olduğunu söyler. Konuşurken bir yandan kendisinin de aynı durumda olduğunu fark eden Zooey, konuşma bittikten sonra daha rahat hissediyordur.

 Kendimize bir kaçış yolu ararken tutunduğumuz şeylere sadece kaçmış olmak için tutunduğumuzdan bu şeylerin hiçbir yarar getirmediğini söyler Zooey. Eğer Franny gerçekten bir hacı gibi dindar olmak isteseydi ve sürekli tekrar ettiği sözleri inanarak söyleseydi belki de gerçekten ona bir kurtuluş getirebilirdi. Ama kendine ikincil bir sonuç aradığı için hiçbir işe yaramadı, diye buyurdu Zooey reis. Sağ olsun.

Comments

Popular Posts